Niğde İli Bor İlçe Müftülüğü Resmî Web Sitesine Hoş Geldiniz...
Bir Âyet
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. En güzel isimler O'nundur. (Tâ Hâ Sûresi, 8. Âyet)
Ana Menü
En Son İncelemeler
2010 DİNİ GÜNLER
İslam Ansiklopedisi

Abonelik için tıklayınız.

DİYANET DERGİLERİ

Diyanet Aylık Dergisi

Diyanet Çocuk Dergisi

Diyanet Avrupa Dergisi

Diyanet İlmî Dergisi

İstiklal Marşı

İSTİKLÂL MARŞI

Osmanlılarda, Batılılaşma hareketleri ile beraber Fransızca’daki “hymne national” karşılığı bir millî marş ihtiyacı II. Mahmud döneminden beri zaman zaman hissedilmiştir. Resmî bir statüsü olmaksızın değişik padişahlar zamanında birbirinden farklı güfte ve bestelerin okunmasıyla bu ihtiyaç giderilmiştir.

Millî mücadelenin başlarında Mehmed Âkif ERSOY’un “Ordunun Duası” adlı manzumesinin Ali Rıfat (Çağatay) tarafından yapılan bestesi, Erkân-ı Harbiyye-i Umûmiyye resiliğince bütün askerî birliklerce okunması ta‘mîm edilmiştir. Erkân-ı Harbiye Reis Vekili İsmet Bey (İnönü)’in resmî olarak gündeme getirmesi ve Maarif Vekili Rıza Nur’un imzası ile 18 Eylül 1920’de Millî Marş ihtiyacı tüm valiliklere duyurulmuştur.

Millî Marş yarışmasının başvuru son tarihi olan 21 Kanun-u Evvel 1920 tarihinde gönderilen şiirlerin sayısı 724’ü bulmuştur. Bunlar arasında millî marş bestesi olacak bir şiir bulunamadığı için Maarif Vekili Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Karesi 8balıkesir) mebusu Hasan Basri (Çantay)’ye böyle bir şiiri Mehmet Akif’ten beklediğini söyleyerek; aracı olmasını ister. Hasan Basri, Mehmet Akif ile görüşmesinden sonra, Mehmet Akif’in yarışma için konulan 500 lira mükâfâtı kabul etmediği için yarışmaya katılmadığını belirtir. Maarif Vekili Hamdullah Suphi de, bu mükâfâtın Mehmet Akif için kaldırılabileceğini söyler. Bunun üzerine Mehmet Akif bir süredir üzerinde çalıştığı çalışmasını Maarif Vekaletine göderir ve İSTİKLÂL MARŞI’mız ilk kez “Kahraman Ordumuza” ithafıyla ilk kez Sebîlu’r-Reşâd dergisinde 17 Şubat 1921’de 468.nci sayıda yayınlanır.

İstiklâl Marşı 26 Şubat 1921 tarihinde yapılacak Meclis oturumunda gündeme alınır. 12 Mart 1921’de meclis oturumunda büyük çoğunlukla kabul edilir. Mehmet Akif mükâfât olarak verilen 500 lirayı Müslüman kadın ve çocuklara iş öğreten Dâru’l-Mesâî’ye hediye etmiştir.

Millî mücadelernin en yoğun olduğu dönemde gündeme gelen İstiklal Marşı, Mehmet Akif’in de aynı duyguları yaşadığı bir döneme denk gelmiştir. Akif bu şiiri, yarışma ilanı yapılmadan önce Tâceddin Dergâhındaki odasında yazmıştır. Akif, sonradan Safahât adlı eserinei kaleme alırken İstklâl Marşı’nı bu kitaba almamış, bunun nedenini de “Bu şiir benim değil Milletimindir” diyerek belirtmiştir. Ve son günlerinde hasta yatağında “Allah, bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın” temennisinde bulunmaktadır.

İstiklâl Marşı, gerek nazım tekniği gerekse muhteva bakımından herhangi bir millî marş güftesinin çok ilerisinde Türk Edebiyatı’nın en güzel lirik-hamâsî şiirlerindendir. Son kıtası beş mısra olmak üzere dörder mısralık on kıtadan oluşmaktadır. Aruzla yazılan şiirin bütün mısraları tam kafiyelidir. Ayrıca her kıtanın temayı oluşturan duygu ile uyumlu ton ve vurguları yer aldığı sağlam bir yapısı vardır.

İlk iki kıtada bayrağa hitap eden şair, milletin varlığı ile beraber, ebedî istiklâlini müjdeler. Şair, üçüncü ve dördüncü kıtalarda Tük Milleti adına konuşmakta, ebedî hürriyet aşkı ve imanıyla Batılıların maddî güçlerine direneceğini söylemektedir. Türk askerine hitab eden beşinci ve altıncı kıtalar, üstünde yaşadığımız yerlerin alelâde bir toprak değil; vatan olduğunu, düşmana çiğnetilmemesi gerektiğini telkîn eder. Yedinci ve sekizinci kıtalarda şair, sevilen pek çok şey kaybedilse bile vatanın kaybedilmemesini ve ezan seslerinin kesilmemesini niyaz eder. Dokuzuncu kıtada bu duası kabul edildiği takdirde kendi ruhunun da vecd içinde yükseleceğini söyler. Nihayet son kıtada yine bayrağa dönerek ona ve milletine ebediyen çöküş olmayacağını, hürriyetin ve istiklâlin ebediyen onun hakkı olduğu müjdesini tekrar eder. Şiirde kullanılan mecaz ve semboller de ifadeyi zenginleştirmiştir.

Milletin iradesine ve Allah’ın müminlere vaad ettiği zaferin er geç gerçekleşeceğine inanan Mehmet Akif’in şiirindeki özelliklerden biri de, millî ve ulvî değerlerle dîn^motifleri dengeli bir şekilde kıtalara yerleştirmiş olmasıdır. Bayrak, hilal, yıldız, hak, hürriyet, istiklâl, yurt, millet, ırk, vatan, kahramanlık gibi millî kavramlarla iman, şehadet, helal, cennet, Hüdâ, ezan, mabed, vecd gibi dînî motifler birbiriyle uyum halinde zengin bir belagatle kullanılmış, böylece Milli Mücadeleyi gerçekleştiren halkın ruhunda mevcut iki önemli kavram, İstiklâl Marşının da iki temel temasını oluşturmuştur.

Millî Marş olarak kabulünden sonra 1982 Anayasası’nın 3. Maddesine “Türk Milleti’nin Millî Marşı İSTİKLÂL MARŞI’dır” bendi eklenmiştir.

İstiklâl Marşı’nın şairi kadar bestekârı da önemlidir ve unutulmamalıdır. İstklâl Marşı’nın meclista kabulünden bir gün sonra Meclis İkinci Reisi Abdülhak Adnan (Adıvar)’ın girişimi ile beste çalışmaları başlatılmıştır. Beste için de 500 lira ödüllü bir yarışma tertiplenmiştir. Tanınan müracaat tarihinin dolmasıyla Maarif Vekâletine 55 beste ulaşmıştır. Gönderilen 55 beste, Ankara’da bir mûsikî cemiyetinde incelemeye havale edilmiştir. Ancak böyle bir cemiyetin olmayışı Marşın bestesinin belirlenmesini geciktirmiştir.

Öte yandan yurdun çeşitli yörelerinde İstiklâl Marşı’nın çeşitli bestelerinin okunmaya başlamış olması da ortak bir beste belirlenmesinin aciliyetini ortaya koymuştur. İstiklâl Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından İstiklâl Marşı’nın bestesinin belirlenmesi meselesi de yeniden gündeme gelmiştir. 12 Şubat 1923 tarihli Maarif Vekâleti emri ile 55 beste İstanbul Mûsıkî Encümeni Reisi Ziya Paşa’nın başkanlığında kurulacak bir mûsıkî heyetine Marşın bestesinin belirlenmesi işi havale edilmiştir. Komsiyon çalışmalarını 12 Temmuz 1923’te tamamlayarak, Ali Rifat (Çağatay)’ın bestesi İSTİKLÂL MARŞI bestesi olarak kabul edilmiştir. 1930 yılına kadar bu karar üzere devam edilmiştir ancak 1930 yılında Maarif Vekâleti tarafından resmî kuruluşlara gönderilen bir ta‘mîmde bu tarihten itibaren artık Cumhurbaşkanlığı Mûsıkî heyeti şefi Osman Zeki (Üngör)’ün bestesi Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmî İstiklâl Marşı bestesi olarak belirlenmiştir. Armonik düzenlemesi Edgar Manas, bando düzenlemesi İhsan Servet KÜNÇER’e aittir.

İstiklâl Marşı ile alakalı ilerleyen dönemlerde çokça araştırma ve çalışmalar da kaleme alınmıştır.

 

(Detaylı bilgi için bkz. M. Orhan OKAY, İstiklâl Marşı mad., İslam Ansiklopedisi, TDV, İstanbul-2001, c. 23, s. 355-356; Nuri ÖZCAN, İstiklal Marşı mad. (Mûsıkî Yönü), İslam Ansiklopedisi, TDV, İstanbul-2001, c. 23, s. 356-358.)

 

Muhammed Yusuf YAŞAR

Bor İlçe Müftü Vekili (Vaiz)

Bir Hadis
Sizden biriniz güzel rüya görürse, onu hayra yorsun (kendini sevenlere veya hüsn-i hal sahiplerine) söylesin. Fenâ rüya görürse de onu hiç yormasın, hem başkasına da söylemesin. (250 Hadis, DİB Yay., s. 24)
Sebahattin KESTİ
İlçe Müftüsü

M. Kemal ATATÜRK
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın